Ağız ve Diş Sağlığı

Eylül 6th, 2009

Şimdi Arkadaşlar Size Ağız ve Diş Sağlıgı Hakkında Makalemi Paylaşıyorum.. 

 

Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır.Yalnız  hayatı doğrudan tehdit etmediğinden gereken önem verilmemektedir.

Ağız,  sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına ve  sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, konuşma , yutma gibi başlıca önemli yan görevleri de bulunmaktadır. 

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Bunların Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir. 

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir. 

1. Diş Çürümesi Hakkında  

 

 

Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır

Bunlar: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalar.

Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır. 

Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur.

Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluştururlar . Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler. 

Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler. 

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür. 

Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır. 

2. Diş Eti Hastalıkları Hakkında

Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları , diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır. 

 

Ağız ve Diş Sağlığı  için günde 3 defa dişler fırçalanmak zorundadır.

 

 

Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir. 

Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir. 

3. Dişlerin Gelişim Bozuklukları 

Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.

Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir. 

Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.

Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır. 

4. Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur ? 

 

 

Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir. 

Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir. 

Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır. 

Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar. 

5. Diş Fırçalama Tekniği Hakkında

 

Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak günde en az 3 defa  fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır. Genellikle Yemeklerden Sonra tercih edilmelidir.

 

Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür. 

1.   Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız  boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır. 

2.   Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir. 

3.   Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır. 

Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.

Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda  değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir. 

6. Diş İpi Kullanımının Önemi

 

Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir. 

Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir. 

1.   Otuz santimetre kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer                ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.

2.   Ortada kalan ip bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir.                 Bu  hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten sonra ağız           boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin               kesilmemesine   özen gösterilmelidir.

3.   Aynı uygulama diğer bir parça ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.

 

Umarım Arkadaşlar Size Ağız ve Diş Sağlıgı Hakkında Yararlı Bir Makale Hazırlamışımdır…  Ağız ve Diş Sağlıgı   Saglikuzmani.tk

kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisinin Yan Etkileri

Eylül 6th, 2009

TÜP BEBEK ve KISIRLIK

Tüp Bebek
Tüp Bebek

 

Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisinde kullandığımız bazı ilaçların yan etkileri olabilir.Bunlardan korunmanın yollarını sizlere anlatmak istiyorum…

Başarılı bir yumurtlama tedavisi için, follikül gelişimi sırasında dikkatli ve özenli takip gereklidir. Ultrason ve hormon testlerinden yararlanarak izleme, tedavi protokollerinin uygun olarak seçilmesi, istenmeyen etkileri azaltabilir.Denemekte fayda var …

Çoğul gebelikler :
Kısırlık tedavisi ve özellikle tüp bebek tedavisi yapanlarda, çoğul gebelik oluşması normal çiftlere göre daha fazladır. IVF uygulamalarında birden fazla embriyo transfer edildiği için gebeliklerin dörtte biri çoğul olabilir. Çoğul gebeliklerin getirdiği sağlık sorunları , sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle, bu riski azaltmak için giderek daha az sayıda embriyo transfer etmeyi tercih etmektedirler. Türkiye’ de son düzenleme  ile halen en fazla 3 embryo transferine izin verilmektedir.

Lokal ve yan etkiler :
Kas içine uygulanan ilaç enjeksiyonları ile  nadiren enjeksiyon bölgesinde yanma,  kabarma , kızarma ve ağrılar a sebep olabilmektedir. Yeni teknolojilerle elde edilen ve cilt altına uygulanan ilaçlarla bu etkileri azalmaktadır.
Tüp Bebek Tedavisi Hakkında daha fazla bilgi almak için sitemizde arama yapabilirsiniz. Yalnız Şunu unutmayalım ki tüp bebek Bize Rabbimizden bir lütuftur.

Güneş Yanığında İlk Yardım Nasıl Yapılır.?

Ağustos 13th, 2009

GÜNEŞ YANIĞINDA İLK YARDIM…
Tatilin keyfini çıkarmaya çalışırken, tedbirsizliğiniz dikkatsizliğiniz size günlerinizi zehir edebilir. Ama karşılaşttğınız sorunlardan. da kısa zamanda kurtulabilirsiniz…
Güneş banyosu yapmak isteyenlere televizyondan,. radyo­dan, gazetelerden ve dergilerden öğütler veriliyor… «Aman» diyorlar, «güneşte fazla kalmayın Cildinizi güneşin zararlı et­kilerinden korumaya bakın. Tunç gibi bir tene sahip olacağım diye, sağlığınızı tehlikeye atmayın!..»
Bizler de bu öğütleri dikkatle’ dinlemesine dinliyoruz da, iş uygulamaya gelince, akan sular duruyor. Uyarıları, öğütleri kulak arkası edip, bildiğimizi okuyoruz…
Elbette sonra da .bu dikkatsizliğimizin, umursamazlığımızın cezasını fazlasıyla çekiyoruz. Şu veya bu nedenle güneş banyosunun dozunu kaçırınca, bu kez de vücudumuzdaki ya­nıklar, tatili bize zehir ediyor…
Böyle durumlarda ne yapmalı?
İşte size bu soruyu yanıtlamaya çalışalım
Güneş yanıklarına karşı alınacak ilk önlem, böyle durum­larda neler yapmamak gerektiğini saptamaktır. Cildinizin gü­neşten yanan kısımlarına asla krem yada losyon sürmeyin.Bunlar geçici bir süre için acımızı hafifletebilir, ama dikkat edilmezse, krem ve losyonlar, ciltteki yanık yaralarının daha büyümesine yol açar.
ISLAK VÜCUTLAR
Yanık .cildin sızısını gidermenin en kestirme yolu, vücudu soğuk suya batırılmış bir süngerle ıslatmaktır- Süngeri derini­ze fazla dağdirmeden, vücudunuzu ıslatmaya bakın. Yanık de­riyi sakın ovuşturmayın, cildiniz su toplamışsa, bu kısım­lara sert bir cisim değdırmemeye özen gösterin.
Su dolu kabarcıklar patlatılırsa çeşitli mikroplar yarayı et­kiler, başınıza büyük işler açılabilir.
Güneş banyosundan sonra giyeceğiniz elbisenin hafifçe ıslatılmış olması da, güneş,yanığına karşı etkin bir önlem ola­caktır…
Güneş altında uzun süre kalan bir kimse, baş ağrısı, mide bulantısı ve göz kararması gibi belirtilerden yakınıyorsa, has­tayı hemen soğuk su dolu banyoya sokun. Banyodan sonra loş bir odada yatırın.
Limonlu soğuk su ya da tuzlu ayran içirin. Hastanın saat­te bir su ya da limonata veya benzeri soğuk içecekler içmesi­ne dikkat etmelisiniz.
Gece rahat uyumaşmı sağlamak için de, ağrı kesici bir ilâç, özellikle aspirin türünden bir ilaç vermek yararlı olacak­tır….
Vücuttaki yanıklar iyice geçinceye kadar hastanın güne­şe çtkmasma kesinlikle izin vermeyeceksiniz.

www.saglikuzmani.tk farkıyla.

Kanser Hastalıklarının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

KANSER
Tanımı:
Habis (kötü huylu) tümörler için kullanılan genel bir addır. Habis tümörlerin Özellikleri şunlardır: 1. Sınırlayan bir kapsül ya da zardan yoksun olduklarından, çevrelerindeki dokulara da yayılıp, buraları yıkarlar.
2. Hücre bölünmesi kontrolsüz ve düzensizdir.
3. Tümör hücreleri, kaynak doku hücrelerinden daha ilkel şekillerdedir.
4. Büyüme hızı çok fazladır.
5. Birincil tümörden uzak vücut bölümlerinde, ikincil bü­yümelere neden olabilirler.
6. Birincil ve ikincil tümörler, bulunduklan dokuları yıktıklarından, genellikle Öldürücüdürler.
Habisin (kötü huylu) karşıtı, selim (iyi Huylu) tümördür. Selim tümörlerin özellikleri ise şunlardır.
1. Kapsül ya da bağ dokusundan bir sının olduğundan, nor­mal çevre dokusuna yayılmaz.
2. Hücre bölünmesi düzenlidir.
3. Yeni hücreler, kaynak doku hücrelerine benzer. ‘
4. Büyüme yavaştır ve kendiliğinden durabilir.
5. Yayılmalan ancak çevrelerinde olabilir.
6. Kafatası içinde olanlann dışında, öldürücü değillerdir ve kötü etkileri ancak, yer doldurmalan ve komşu normal dokuya basınç yapmalanndan doğar.
Kanser tedavisinin güçlüğü, bu tümörün, çevreye en uzak bölgelere yayılmasından Ötürüdür.
Kanser, genellikle, lenfatik sistemle yayılır ve lenf bezle­rinde, çoğu zaman, ikincil tümörlere rastlanır. Seyrek olmakla birlikte, kan dolaşımı aracılığıyla yayılıp, kemik, akciğer ve Özellikle karaciğerde ikincil odakların oluşmasına yol açar. Ba­ğırsak kanserleri toplardamarlar aracılığıyla karaciğere yayılır­lar. Beyinde başlayan kanser yayılma yapmayıp, ancak, başka yerden kaynak alan kanserler, beyine yayılır.
Nedenleri:Kansere yol açabilecek çeşitli nedenlerden söz edilebilmekteyse de, kanserin asıl nedeni pek bilinmemektedir. Enfeksiyona ya da çeşitli yaralanmalara dokunun reaksiyon ver­mesine benzer şekilde, kanserin de, değişik uyaranlara karşı bir tloku reaksiyonu olduğu düşünülmektedir. Kanserin büyümesi­ni, yu faktörlerin etkilediği bilinmektedir. Buların birkaçı; kimyasal faktörler, virüsler, iyonize eden radyasyonlar, devamlı tahriş, genetik, yaş ve cinsiyet.
Belirtileri:Bölgeye göre değişir. Genellikle aşağıda sıralanan belirtiler, doktor kontrolünü gerektirir, ama mutlaka kanserin var­lığına işaret etmez. 1. Tükürük, dışkı veya idrarda kan bulunması. 2. Adetlerde değişiklikler, özellikle aşın kanamalar ya da ara ka­namalar. 3. Yıllarca var olan bir benin, görünüm, büyüklük, renk değiştirmesi ya da kanaması. 4. Özellikle yüzde iyileşmesi uzayan yaralar. 5. Vücut yüzeyinde ya da memede, devamlı bir şişkinliğin belirmesi, bir kol veya bacağın şişmesi. 6. İdrar yapma zorluğu. 7. Devamlı, kuru öksürük.
8. İzah edilemeyen kilo kayıpları. 9. İleri yaşlarda beliren sindirim güçlükleri; dışkılamanın değişmesi, ka­bızlık, kronik ishal veya yumuşak dışkının görülmesi.
Bizim aşağıda vereceğimiz öneriler genel olup korunmak maksadıyla önerilmiştir.
Öneriler:Bir miktar temizlenip yıkanmış ıspanak nemli ola­rak mikserden geçirilip tülbentin içine bırakılarak sıkılıp özsuyu elde edilir. Bu ozsudan günde üç öğün ikişer çorba kaşığı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç maydanoz katılıp kaynatıl­masının ardından süzülerek günde üç Öğün aç karnına birer su bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ısırgan otu tohumu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal İlavesiyle aç karnına bir su bardağı içilir.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay ka­şığı (iksc otu katılıp oniki saat bekletildikten sonra süzülerek gün­de iki kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç kum menekşe çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından pamuk yardımıyla süzülerek sabahlan ve akşamlan gargara yapılarak kullanılır. Gırtlak kanserine karşı koruyucu olarak kullanılır.
* İki fincan kaynar suyun içine iki çay kaşığı yoğurt otu ka­tılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra bir finca­nı içilip diğeri ile de gargara yapılır. Gırtlak kanserine karşı ko­ruyucu olarak kullanılır. Bu durum günde iki kez. sabah ve ak­şam olmak üzere tekrarlanır.
* Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı civanperçemi, bir tat­lı kaşığı baldıran kaynatıldıktan sonra süzülerek soğumasının ardından bir su bardağı havuç suyunun içine bir tatlı kaşığı ka­rıştırılarak içilip üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra da bir su bardağı süt içilir.

Cilt Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

CİLT KANSERİ
Tanımı: Cİlt üzerinde, bir şişlik ya da iyileşmeyen bir yara, yıllarca var olan bir benin görünüm, büyüklük, renk değiştirme­si ya da kanaması, gibi olağan dışı gelişmeler kanser işareti ola­bilir. Çalışma gereği hidrokarbonlarla, diğer kiyasallarla, temas halinde bulunmak morötesi ve X ışınları cilt kanserine yol aça­bilir. Doktor kontrolünü gerektirir, ancak mutlak kanserin varlı­ğına işaret etmez.
Öneriler: îki litre soğuk suyun içine iki avuç atkuyruğu ka­tılıp oniki saat bekletildikten sonra kaynatılarak süzülüp suyun ılımasıyla cilt yirmi dakika süresince yıkanır.
* Bir miktar temizlenip yıkanmış yoğurt otu nemli olarak mikserden geçirilip tülbentin içine bırakılarak sıkılıp özsuyu el­de edilir. Bu Özsuyu merhem haline getirecek kadar tereyağı ile karıştırılıp cildin üzerine sürülür.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay ka­şığı Ökse otu katılıp oniki saat bekletildikten sonra süzülerek gün­de iki kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine ince kıyılmış üç yemek kaşığı aynısefa, birer yemek kaşığı ısırgan otu ve civanperçemi katılıp kay­natılmasının ardından süzülerek gün içinde aralıklarla yudumla­yarak bitirilir. Bir miktar temizlenip yıkanmış kırlangıç otu nemli olarak mikserden geçirilip tülbentin içine bırakılarak sıkılıp özsuyu el­de edilir. Bu özsu cilde sürülür.
* Bir miktar temizlenip yıkanmış sinirli ot yaprakları nemli olarak mikserden geçirilip sulu lapa halinde cilde sürülür.
* Bir miktar temizlenip yıkanmış sinirli ot yapraklan nemli olarak mikserden geçirilip sulu lapa halinde; bir litre suyun içine birer çorba kaşığı ebegümeci ve atkuyruğu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek lapayla karıştırıldıktan sonra cilde sürülür.
* Ezilerek sulu lapa haline getirilmiş olan koruk üzümü su­lu lapa halinde cilde sürülür.
* Bir miktar temizlenip yıkanmış menekşe yaprağı nemli olarak mikserden geçirilip sulu lapa halinde cilde sürülür.
* Bir litre suyun içine iki avuç yılanyastığı katılıp su buhar­laşıp lapa haline gelinceye kadar kaynatılıp içindeki bitki alınıp cilde sürülür.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı şahtere otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından ya­rım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fin­canı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu ve bir tatlı kaşığı süzme bal katılıp demlenme­si için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.

Kan Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

KAN KANSERİ
Tanımı: (Lösemi) Kandaki akyuvarların sayıca çok fazla artmasıyla belirlenen bir hastalık gurubudur.
Nedenleri: Radyasyonun neden olduğu iddia edilememekle birlikte, iyonlaştıncı ışınlara maruz kalmanın, hastalığın oluşum olağanlığını arttırdığı tahmin edilmektedir. Lösemiler başlıca üç guruba ayrılır.
1. Akut: Erkekte daha fazla görülen bu tip, çocuk lösemilile­rin de şeklidir.
Hastanın boğazı, kemik ve eklemleri ağır. ateşi vardır ve bitkinlik hisseder. Derisinde ufak kanamalar belirir ve çok kolay çürük oluşur. Kansızlık başgösterir ve sindirim sistemi, burun kanamaları ortaya çıkar. Lenf bezleri büyümüştür ve göğüs ke­miğine basıldıkça ağrı duyar. Teşhis klinik belirtilere ve kanın mikroskobik tahlililerine görür.
2.Kronik Miyeloid: Çocuklarda pek görülmeyen bu tipe, genellikle orta yaşlılarda ve her iki cinste eşit sıklıkta rastlanır.
Karında belirsiz rahatsızlık, devamlı yorgunluk duygusu, gece terlemeleri ve ateşi, genel durum bozuklukluğuyla birlikte, dalağın aşın büyüdüğü ve karın sol üst bölümünde ele geldiği görülür.
3. Kronik Lenfatik: Orta ve ileri yaşlardaki erkeklerde daha sık rastlanır.
Bütün vücudun lenf bezlerinin yavaş yavaş büyümesidir. Bu büyümeye dalakla, karaciğer de katılabilir. Hasta kilo kaybe­der, halsizlik, gece terlemeleri ve ateşi, bindirim ve sinir sistemi çalışma bozukluğu şikayetlerinin yanında zona da belirebilir.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mine çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltıların­dan yanm saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay ka­şığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ökse otu katılıp onikı saat bekletildikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından yanm saat sonra ve gece­leri yatmadan bir saat önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı karabaş otu ve havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan ısırgan otu tohumu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılann-dan yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat Önce birer su
bardağı içilir.
* Birer silme yemek kaşığı mürver filizi, aynı sefa, kırlan­gıç otu, ısırgan otu, birer tatlı kaşığı dolusu san yoğurt otu, civanperçemi, keçisakalı birer silme tatlı kaşığı çıban otu, pelin otu, ikişer çay kaşığı binbirdelik otu ve hindiba kökü
* Birer adet temizlenip yıkanmış kereviz, şalgam ve havuç nemli olarak mikserden geçirilip bir tülbentin içine dökülüp sı­kıldıktan sonra üzerine yarım kahve fincanı limon suyu ilave
edilip içilir.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine bir çay kaşığı eğir kökü katılıp oniki saat beklendikten sonra, süzülerek, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce birer çay fincanı hafifçe ısıtıla­rak içilir.
* Beş litre suyun içine yanm kilogram kekik otu katılıp kaynatılır, ılıdıktan sonra bir leğenin içine girilerek, bitki suyu israf edilmeden tam banyo yapılır. Bitki suyu iki banyo daha ısı­tılarak kullanılabilir.

Mide Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

MİDE KANSERİ
Nedenleri: Ender vakalarda, kronik gastriti izler, fakat kan­serin sıklıkla normal bir midede oluştuğu da görülür. Tek bir ba­sit mide ülserinin kansere dönüşebileceğine ilişkin bir fikir bir­liği yoktur. Bu iddiaya göre, kanserleşmiş bir ülser, başlangıçtan beri habistir. Sinsi seyreden sindirim güçlüğü, yavaş ilerleyen kilo kaybı, iştah azalması, halsizlik ve zamanla beliren bulantıyla kusmadır.
Ülser ağasını andıran sancı ya da devamlı ağrı duyulabilir.
Öneriler: Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış [bir çay kaşığı ökse otu katılıp oniki saat bekletildikten sonra süzulerek günde iki kez. sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat Önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Aynı oranda temizlenip yıkanmış taze ısırgan otu, civanperçemi, hindiba, ve sinirli yaprak otu nemli olarak mikserden geçirilip temiz bir tübentin içine bırakılarak sıkılıp Özsuyu elde edilir. Bu özsu karışımından, saat başı birer yudum alınarak kul­lanılır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze karanfil çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez. sabah kahvaltıların­dan yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Bir miktar temizlenip yıkanmış ekşi yonca nemli olarak mikserden geçirilip temiz bir tülbentin içine bırakılarak sıkılıp özsuyu elde edilir. Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyıl­mış birer çay kaşığı taze ısırgan otu va aynısefa katılıp demlen­mesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içine 8-10 damla ekşi yonca özsuyundan katılıp günde iki kez, sabah kah­valtılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat ön­ce birer su bardağı içilir.

Prostat Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

PROSTAT KANSERİ
İdrar yapma başlangıcında zorluk, ince bir idrar akımı, idra­rın damla damla gelmesi ve sık işemektir. Kanser yayılma yaptığı zaman, bunlara ek olarak, vücudun diğer bölgelerinde de belirtiler ortaya çıkar. Prostat kanseri sıklıkla kemiklerde ikincil büyümele­re yol açtığından, anormal bir kemik kırığı ya da doğru dürüst iyi­leşmeyen bir kırık, bazen hastalığını ilk belirtisi olur.
Öneriler: Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ökse otu katılıp oniki saat bekletildikten sonra sü­zülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat Önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı küçük çiçekli yakı otu katılıp oemlenmesi için kısa bir müddet bekletildikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kah­valtılanndan yanın saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat ön­ce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış selvi yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç Öğün birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı ardıç tohumu katılıp dem­lenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltılarından yanm saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mazı kakaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

Rahim Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

RAHİM KANSERİ
Hafif kanlı bir akıntı, rahim kanserinin erken belirtilerinden olduğundan, adet kanaması çok fazla olan, ya da düzensiz kana­malardan şikayet eden veya menopoz döneminde kanamaları olan bir kadın, hemen doktora başvurmalıdır.
Öneriler:
Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mine çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah kahvaltıların­dan yanm saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Günde üç Öğün birer tatlı kaşığı susam yağı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, bir çay kaşığı sirke ilavesiyle sa­bah kahvaltılanndan yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.
* Birer adet temizlenip yıkanmış kereviz, şalgam ve havuç nemli olarak mikserden geçirilip bir tülbentm içine dökülüp sı­kıldıktan sonra üzerine yarım kahve fincanı limon suyu ilave edilip içilir.

Kemik İliği İltihabının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Ağustos 13th, 2009

KEMİK İLİĞİ ÎLTAHABI
Tanımı: (Osteomiyelit) Kemik iliğinde oluşan bir enfeksi­yondur.
Nedenleri: Enfeksiyon, ya vücudun başka bölgesinden, kanla kemiğe iletilir, ya da açık bir kırık, yara ya da ameliyat sonucu kemikte belirir. Bozuk sağlık ve beslenme koşullarının kötü olduğu bölgelerde özellikle çocuklarda rastlanır. Hastalık akut ya da kronik olabilir.
Akut: Hasta organ ağnlı olup, iltahap alanında aşırı duyarlı­lık vardır. Kişi ateşli ve halsizdir. İleri derecelerde enfekte ke­miğin üzerinde bir şişkinlik belirir ve deri kızanr.
Kronik: Açık yara ve kırıklar sonrasında görülür. Ağrı ve cera­hat vardır. Hastalık düzensiz bir Seyir izler. Ara sıra iltahap belirtileri ortaya çıkar ve bu durumu görünürde bir iyileşme devresi izler.
Öneriler: Bir fincan kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fin­canı içüir.
* İki avuç ince kıyılmış taze civanperçemi bir şişenin boğa­zına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf ispirto eklene­rek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde firiksi­yon yapılarak kullanılır.
* Bir fincan kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze aynısefa otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir fincan kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze karabaş otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülerek günde iki kez. sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir fincan kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.