<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık,Basur Ameliyatı,Kanser Tedavisi,Zayıflama,Doğum izle,Bypass Ameliyatı,Prostat Tedavisi,Saç Ekim</title>
	<atom:link href="http://www.saglikuzmani.tk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikuzmani.tk</link>
	<description>Sağlık,Basur Ameliyatı,Kanser Tedavisi,Zayıflama,Doğum izle,Bypass Ameliyatı,Prostat Tedavisi,Saç Ekim</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Nov 2011 15:28:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rahim ağzı kanseri aşısı</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/rahim-agzi-kanseri-asisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/rahim-agzi-kanseri-asisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 15:28:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[etiketi]]></category>
		<category><![CDATA[google etiketi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim ağzı kanseri aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[youtube etiketi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[Human Papilloma Virus – HPV’nin 100′den fazla tipi bulunmaktadır. Bunların bir çoğu hiç bir soruna yol açmayabilir, bir kısmı basit genital siğillere yol açabilir ancak kansere kadar gitmeyebilir, veya vücudun doğal bağışıklığı herhangi bir sorun çıkmasını önler. HPV’nin 6, 11, 16, 18 numaralı tipleri ise, doğrudan rahim ağzı kanserine veya ileride kansere dönüşebilecek lezyonlara neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Human Papilloma Virus – HPV’nin 100′den fazla tipi bulunmaktadır. Bunların bir çoğu hiç bir soruna yol açmayabilir, bir kısmı basit genital siğillere yol açabilir ancak kansere kadar gitmeyebilir, veya vücudun doğal bağışıklığı herhangi bir sorun çıkmasını önler. HPV’nin 6, 11, 16, 18 numaralı tipleri ise, doğrudan rahim ağzı kanserine veya ileride kansere dönüşebilecek lezyonlara neden olabilir. Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen ikinci sıradaki kanser türüdür.</p>
<p>Human Papilloma Virus – HPV Tip 6, 11, 16, 18′e karşı üretilmiş rekombinant bir aşıdır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat almış olan iki üretici firma vardır.</p>
<p>Servikal (rahim ağzı) kanserleri, servikal displazi, vulvar ve vaginal (genital bölge) prekanseröz lezyonları (kansere dönüşme potansiyeli taşıyan cilt hastalıkları ve genital siğillere karşı korunma sağlar.</p>
<p>En ideal uygulama zamanı 9-26 yaş olup, ne kadar erken yaşta uygulama yapılırsa sağlayacağı bağışıklık o kadar güçlü ve uzun süreli olur.</p>
<p>En ideal aşı adayları, henüz cinsel yaşamı başlamamış genç kızlar veya cinsel yaşamı başlamış dahi olsa cinsel yolla bulaşan HPV ile karşılaşmamış genç hanımlardır.</p>
<p>HPV ile karşılaşmış olan hanımlarda ise, basit bir vaginal smear ile uygulanabilen PCR yöntemi ile bulaşmış olan HPV tipi araştırılıp, diğer tiplere karşı aşıyla korunma sağlanabilir.</p>
<p>Tüm aşılarda olduğu gibi, aşılanan kişilerin tümünde koruma sağlamayabilir. Aşılanan kişilerin bağışıklık sistemlerindeki farklılıklar nedeniyle, elde edilecek koruma yüzdeleri farklılık gösterebilir.</p>
<p>HPV aşısı, aktif genital siğiller, rahim ağzı kanserleri, vulvar ve vaginal displaziler, servikal intraepitelyal neoplazi (CIN), vulvar intraepitelyal displaziler (VIN) veya vaginal intraepitelyal displazilerin (VAIN) tedavisinde yarar sağlamaz.</p>
<p>HPV Tip 16 ve 18, rahim ağzı kanserleri ve rahim ağzında kansere yol açabilecek lezyonların, CIN 2 ve 3′ün % 70′inden sorumludur. Aynı zamanda HPV, rahim ağzı displazilerinin % 35′inden ve genital siğil olgularının % 90′ından sorumludur.</p>
<p>Kullanıma çıkmadan önce, HPV aşısının insan sağlığı üzerindeki etkinliği ve güvenirliği genç yaşlardaki onbinlerce kişi üzerinde araştırılmıştır. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre HPV aşısı, rahim ağzı kanserlerinde, servikal displazilerde ve genital siğillerin oluşmasında % 95 – % 100 korunma sağlamaktadır. HPV aşısının dünyada ilk kullanıma başlanmasından geçen süre itibariyle, üretici firmalar aşı etki süresini 5 yıl olarak bildirmektedirler, ancak bu etkinin daha uzun süreli olabileceği öngörülmektedir.</p>
<p>HPV aşısı, 6 ay – 1 yıl içinde üç doz yapılır.</p>
<p>HPV aşısı olmak, yıllık kadın sağlığı kontrollerinin yapılmaması ve cinsel yoldan bulaşan hastalıklara karşı korunma gerekmemesi anlamına gelmez. Aşının, kişide halen mevcut HPV kaynaklı hastalıklar üzerinde tedavi edici bir etkisi yoktur. Etkisi, ileride olabilecek HPV enfeksiyonlarına karşı koruyucu niteliktedir.</p>
<p>Günümüze kadar herhangi bir yan tesir veya olumsuz etki rapor edilmemiştir. Gebelik esnasında kullanımının uygun olup olmadığını araştıran bilimsel çalışmalar henüz olmadığından, gebelik sırasında uygulanmaması daha doğru olacaktır.</p>
<p>HPV aşısı canlı virus içermez, bu nedenle hastalık oluşturması söz konusu değildir.</p>
<p>Referanslar :</p>
<p>1 – Sağlık Bakanlığımızdan HPV aşısı ruhsatı alan üretici firmanın basın açıklaması</p>
<p>2 – HPV Aşısı (ingilizce kaynak)</p>
<p>3 – HPV Aşısı Klinik Bilgi (ingilizce kaynak)</p>
<p>4 – International Federation of Gynecology and Obstetrics (FIGO) Komite Raporu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/rahim-agzi-kanseri-asisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>100 yıl yaşamanın sırları</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/100-yil-yasamanin-sirlari.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/100-yil-yasamanin-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 08:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[100 yıl yaşamanın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[100 yıl yaşamanın sırları Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ömrü uzatmanın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[uzun ömürlü nasıl olunur]]></category>
		<category><![CDATA[uzun yaşamak istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[uzun yaşamanın sırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[100 yıl yaşamanın sırları; Dr. Maoshing Ni modern tıp ve Çin tıbbının uyguladığı koruyucu yöntemlerden yola çıkarak “100 Yıl Yaşamanın Sırları”nı araştırmış… Dr. Niden 100 yıl yaşamanın sırları: - İleri yaştaki erkekler cüce palmiyeden saw palmetto, kadınlar melek otundan dong quai yararlanabilirler. - Toksinlerden arınmak isteyenler için nane, karahindiba, tarçın tohumu, alıç mükemmel seçimler. - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>100 yıl yaşamanın sırları;<br />
Dr. Maoshing Ni modern tıp ve Çin tıbbının uyguladığı koruyucu yöntemlerden yola çıkarak “100 Yıl Yaşamanın Sırları”nı araştırmış… Dr. Niden 100 yıl yaşamanın sırları:<br />
- İleri yaştaki erkekler cüce palmiyeden saw palmetto, kadınlar melek otundan dong quai yararlanabilirler.<br />
- Toksinlerden arınmak isteyenler için nane, karahindiba, tarçın tohumu, alıç mükemmel seçimler.<br />
- Gençleştiren büyüme hormonu salgısını artırmak istiyorsanız teke dikeninden lycium daha fazla yararlanın.<br />
- DNA<br />
ızı onarmak için daha fazla ıspanak, balık, buğday tohumu ve kuşkonmaz yiyin.<br />
- Panax ginseng bilinen en eski gençlik ağacıdır. Kadın, erkek herkese iyi gelir. Panax “her derde deva” anlamına geliyor.<br />
- Müzik dinlemek ömrü uzatıyor.<br />
- Fosfatidilserin, omega-3 ve ginkgo belleğe güç veriyor.<br />
- Hayır diyebilmeyi öğrenmek ruh sağlığına iyi geliyor.<br />
- Mutlu bir evlilik gençleştirici etki yapıyor.<br />
- Sağlıklı bir kalp için daha az kaygı gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/100-yil-yasamanin-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji Sendromu nedir zararları nelerdir ? (videolu ve yazılı anlatım)</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/fibromiyalji-sendromu-nedir-zararlari-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/fibromiyalji-sendromu-nedir-zararlari-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 08:18:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji sendromu belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Fibromiyalji Sendromu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fibromiyalji Sendromu nedir zararları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji zararları]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyaljinin zararlari]]></category>
		<category><![CDATA[kas gevşetici zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kas gevşeticiler zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[kas gevşeticilerin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=275</guid>
		<description><![CDATA[Fibromiyalji Sendromu nedir zararları nelerdir ?; Bir çoğumuzun önemsemediği durumlar fibromiyalji sendromunun belirtileri arasında yer almaktadır Sevgili Arkadaşlarım. Kaslarda ağrı ve hassasiyet, yorgunluk, sabah tutukluğu gibi rahatsızlıklar kronik yumuşak doku romatizmal ağrı sendromu olmaktadır. &#8220;Her tarafım ağrıyor&#8221;, &#8220;Gece yeteri kadar uyumama rağmen sabahları hiç uyumamış gibi kalkıyorum&#8221;, &#8220;Yorgunluktan kırılıyorum, hiçbir iş yapamıyorum&#8221; &#8230; Bu yakınmalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fibromiyalji Sendromu nedir zararları nelerdir ?;<br />
Bir çoğumuzun önemsemediği durumlar fibromiyalji sendromunun belirtileri arasında yer almaktadır Sevgili Arkadaşlarım. Kaslarda ağrı ve hassasiyet, yorgunluk, sabah tutukluğu gibi rahatsızlıklar kronik yumuşak doku romatizmal ağrı sendromu olmaktadır.</p>
<p>&#8220;Her tarafım ağrıyor&#8221;,<br />
&#8220;Gece yeteri kadar uyumama rağmen sabahları hiç uyumamış gibi kalkıyorum&#8221;,<br />
&#8220;Yorgunluktan kırılıyorum, hiçbir iş yapamıyorum&#8221; &#8230;<br />
Bu yakınmalar Fibromiyalji sendromu (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizmasına işaret ediyor olabilir.<br />
Fibromiyalji sendromu (FMS): kaslarda Yaygın ağrı ve hassasiyet, uyku bozukluğu, yorgunluk, halsizlik ve sabah tutukluğu ile kendini gösteren kronik yumuşak doku romatizmal ağrı sendromudur. Sendromun en önemli özelliği daha vücudun belli noktalarında aşırı hassasiyet olmasıdır.<br />
Refah düzeyi yüksek kişiler risk altında!<br />
Fibromiyalji sendromu (yumuşak doku romatizması), vücutta Yaygın ağrı, yorgunluk, halsizlik, tutukluk ve vücudun bazı noktalarında hassas noktalarla karakterize olan ve sebebi bilinmeyen eklem dışı romatizmal bir hastalıktır. Uzun süreli ağrı ve özürlülüğe yol açan hastalıklar arasında fibromiyalji sendromu iş gücü kaybı açısından ön sıralarda yer almaktadır. 25-55 yaşlarında ve kadınlarda daha sık olmakla birlikte hastalık erkeklerde ve çocukluk döneminde de görülebilmektedir. Eğitim düzeyi ve ekonomik düzeyi ortalamanın üzerinde olan kişilerde daha sık görülmektedir.<br />
Özellikle soğuk havada şikayetlerde artış oluyor<br />
Hastalığın sebebi çok iyi bilinmemektedir. Uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, bazı viral hastalıklar, Romatoid Artrit, ankilozan spondilit gibi bazı romatizmal hastalıklar hastalığın oluşmasını tetikleyen faktörlerdir. Hastalığı olan kişilerin birinci derece yakınlarında hastalığın görülme sıklığı artıyor.<br />
Ağrı yaşam kalitesini düşürüyor<br />
Ağrı ve Yaygın ağrı en sık yakınmadır. Fakat sıklıkla ağrılar, vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgesinde daha yoğun hissedilir. Omuz, dirsek, diz ve ellerde de ağrı olabilir. Hastalar vücudunun bir tarafının diğer taraftan daha çok ağrıdığını ifade ederler. Hasta, el ve ayaklarının şiş olduğundan yakınabilir. Ancak şişlik sıklıkla saptanamaz. Uyku bozukluğu, sabahları yorgun kalkma, karın ve göğüs ağrısı, ellerde uyuşma, kabızlık, ishal, mide ağrısı, adet dönemlerinde ağrı, nefes almada zorlanma ve çok çabuk sinirlenme gibi bulgular da hastalığa eşlik eder. Hastaların yarısında gerilim tipi baş ağrısı vardır. Sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği sık görülen şikayetlerdir. FMS&#8217;de çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları olabilir. Bazı hastalarda da depresyon ve benzeri şikayetler görülebilir.<br />
Fibromiyalji teşhisinin konulması çok da kolay değildir; çünkü hastalığa özgü bir laboratuvar testi yoktur. Ancak altta yatan başka hastalıklara da eşlik edebilir (Romatoid Artrit, lupus gibi). Bu nedenle biyokimya ve kan tahlilleri istenmeli ve tiroid fonksiyon testleri yaptırılmalıdır. Tetkikler altta yatan bir hastalık yok ise genellikle normal olarak bulunur. Radyolojik tetkikler diğer hastalıkları (bel-boyun fıtığı, artritler) dışlamak için yapılabilir. En az 3 aydır devam eden Yaygın ağrı olması ve vücudun belli bölgelerine (önceden tanımlanmış 18 hassas nokta) bası uygulandığında 11 bölgede ağrının tespit edilmesi tanı koydurucudur.<br />
Hastalıkla ilgili şikayetleri artıran faktörler:<br />
oYorgunluk,<br />
o Yüksek çalışma temposu,<br />
o Psikolojik gerginlik,<br />
o Gribal enfeksiyonlar,<br />
o Gürültü, uzun süre oturma ya da uzun süre ayakta durma,<br />
o Tekrarlayan hareketler baktabul<br />
Fibromiyalji sendromuna karşı önleminizi alın!<br />
o Hastaya hastalığının &#8220;gerçek ve objektif bir hastalık&#8221; olduğu, ancak şekil bozucu veya hayatı tehdit eden bir rahatsızlık olmadığı anlatılmalıdır. Tedavinin uzun sürebileceği ve bulgularda belirgin düzelme olana kadar hekim kontrolü gerektiği anlatılmalıdır.<br />
o Fibromiyalji sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağrıyı azaltmak, yorgunluğu gidermek, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek amacıyla kullanılır. Bu amaçla başta antidepresanlar ve ağrı kesiciler olmak üzere uyku düzenleyiciler ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Bunun dışında hassas noktalar üzerine lokal enjeksiyonlar da yapılabilir.<br />
o Egzersiz, yumuşak doku romatizmalarında tedavi ve korunma yöntemidir. Özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiyovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği gibi aktiviteler faydalıdır.<br />
o Hastalara yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola, kahve gibi maddeleri almamaları önerilir.<br />
o Fizik tedavi uygulamalarında ise sıcak uygulama, derin ısıtıcılar ve ağrı kesici özelliği olan elektriksel stimülasyon ve masaj ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca kaplıca kürleri önerilir.<br />
o İklimin FMS gelişiminde etkisi yoktur; ancak soğuk ve nemli hava fibromiyalji sendromunda şikayetleri artırır. Sıcak- kuru hava, masaj, spor aktiviteleri ve tatil semptomları azaltabilir.<br />
<object width='600' height='450'>
			<param name='movie' value='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'>
			<param name='allowfullscreen' value='true'>
			<param name='allowscriptaccess' value='always'>
			<param name='wmode' value='transparent'>
			<param name='flashvars' value='file=http://www.youtube.com/v/Y9Zib9PHqPQ'>
			<embed
			type='application/x-shockwave-flash'
			src='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'
			width='600'
			height='450'
			bgcolor='undefined'
			allowscriptaccess='always'
			allowfullscreen='true'
			wmode='transparent'
			flashvars='file=http://www.youtube.com/v/Y9Zib9PHqPQ'
			/>
			</object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/fibromiyalji-sendromu-nedir-zararlari-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lazer Ameliyatı ve Fiyatları (video)</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/lazer-ameliyati-ve-fiyatlari-video.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/lazer-ameliyati-ve-fiyatlari-video.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 08:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat Görüntüleri]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat videoları]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer Ameliyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıkta her geçen gün yeni gelişmeler oluyor, bu gelişmelerden en önemlisi ameliyatların artık bir kısmının lazer ile yapılabiliyor olması. Sözü daha fazla uzatmadan sizi bir lazer ameliyat videosu ile başbaşa bırakmak istiyoruz. Aşağıdaki lazer ameliyat videosunu izleyin lütfen.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkta her geçen gün yeni gelişmeler oluyor, bu gelişmelerden en önemlisi ameliyatların artık bir kısmının lazer ile yapılabiliyor olması. Sözü daha fazla uzatmadan sizi bir lazer ameliyat videosu ile başbaşa bırakmak istiyoruz. Aşağıdaki lazer ameliyat videosunu izleyin lütfen.<object width='600' height='450'>
			<param name='movie' value='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'>
			<param name='allowfullscreen' value='true'>
			<param name='allowscriptaccess' value='always'>
			<param name='wmode' value='transparent'>
			<param name='flashvars' value='file=http://www.youtube.com/v/hm4binXYlwg'>
			<embed
			type='application/x-shockwave-flash'
			src='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'
			width='600'
			height='450'
			bgcolor='undefined'
			allowscriptaccess='always'
			allowfullscreen='true'
			wmode='transparent'
			flashvars='file=http://www.youtube.com/v/hm4binXYlwg'
			/>
			</object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/lazer-ameliyati-ve-fiyatlari-video.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkyardımda ateş</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-ates.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-ates.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 20:32:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi düşürmenin yolları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğumun ateşi yükseliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İlkyardımda ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Vücut ısısının normalin üzerine çıkması olarak tanımla­nır. Koltuk altından ölçülen normal vücut ısısı 36-37 dere­ce arasında değişir. Dil altı veya makattan (anüsten) ölçülen vücut ısısı ise 36.5 – 37.5 derece arasındadır. Şu halde koltuk altı ısısının 37°C veya makat ısısının 37.5°C’nin üzerinde olması halinde ateşten bahsedilir. 4 yaşına kadar vücut ısısı makattan ölçülür. Daha bü­yük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_258" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-ates.html/ilkyardimda-ates" rel="attachment wp-att-258"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/İlkyardımda-ateş-150x150.jpg" alt="İlkyardımda ateş" title="İlkyardımda ateş" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-258" /></a><p class="wp-caption-text">İlkyardımda ateş</p></div>Vücut ısısının normalin üzerine çıkması olarak tanımla­nır. Koltuk altından ölçülen normal vücut ısısı 36-37 dere­ce arasında değişir. Dil altı veya makattan (anüsten) ölçülen vücut ısısı ise 36.5 – 37.5 derece arasındadır. Şu halde koltuk altı ısısının 37°C veya makat ısısının 37.5°C’nin üzerinde olması halinde ateşten bahsedilir. 4 yaşına kadar vücut ısısı makattan ölçülür. Daha bü­yük çocuklarda ise dil altından veya çocuğun ısırarak de­receyi kırma tehlikesi varsa koltuk altından ölçülür. Makat­tan ölçüm yapılırken çocuk muayene masasına yan olarak yada annenin kucağında yüzükoyun pozisyonda yatırılma­lıdır. Derecenin gümüşi ucu, gliserin veya vazeünli bir kremle yağlanır, derece civalı bölümün sonuna kadar ma­kattan bir-iki santimetre içeriye sokulur ve 2-3 dakika içe­ride tutulur. Ölçüm esnasında çocuğun kalçasından sıkı</p>
<p>sıkı tutarak derecenin makatı tahriş etmesi önlenmelidir.</p>
<p>Koltuk altından ölçümde ise derecenin yine gümüş renkli ucu 3-5 dakika koltuk altında tutulur.</p>
<p>Dil altı ölçümlerde derecenin temiz ve ağızın kapalı ol­masına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Derece kullanılması çok basit bir iş olduğundan her evde bir derece bulundurulması tavsiye edilir. Derecenin içinde çizgi şeklinde hareket eden gümüş rengindeki civa sütunu görülmeye çalışılmalıdır. Bunun için termometre iki elle tutulur ve öne arkaya hafifçe döndürülerek çizgi şek­lindeki civa sütununun en uç noktası okunur. Hastanın ate­şini ölçmeden önce derece temizlenmeli ve sert hareket­lerle sallayarak civa sütununun 36 derecenin altına inme­si sağlanmalıdır.</p>
<p>Evde derece yoksa, elimizin sırtını hastanın alnına ko­yarak, kendi alnımızla mukayese yoluyla kabaca vücut ısı­sı hakkında fikir edinebiliriz. Ayrıca ateşli çocuğun yanak­ları kızarık olabilir. Ateş yükseldiğinde vücutta titremeler de görülebilir.</p>
<p>Ateş yalnız başına bir hastalık olmayıp özellikle bula­şıcı mikrobik hastalıkların bir belirtisidir.</p>
<p>Ateşin düşürülmesi hastalığın da geçeceği anlamına gelmez. O nedenle ateşin nedeninin bulunması için dokto­ra başvurulmalıdır.</p>
<p>Özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda yüksek ateşle bir­likte havale geçirme tehlikesi vardır.</p>
<p>Bu nedenle ateşi yüksek olan çocukların titriyor gerek­çesi ile üşüdüğünü zannederek üzerlerini örtmek çok yan­lış bir davranıştır. Ateşi yükselmiş olan bir çocuğa yapı­lacak ilk yardım önce elbiselerinin soyulmasıdır. Ço­cuk titrese bile üzeri örtülmemeli ve üşüteceği endişesine kapılmamalıdır.</p>
<p>Ateşli çocukların su ihtiyacı artacağından ağızdan ala­biliyorsa bol miktarda sıvı içecekler verilmelidir.</p>
<p>Çocuğun vücudunu soğuk veya ılık musluk suyu ile ıs­latılmış bir tülbent ile silmek gerekir. Ateş 38°C’nin altına düşmemiş ise 3-5 dakikada bir musluk altında ıslatılmış bez koymaya devam edilmelidir. Ateşin yine düşmemesi halinde doktora danışılarak soğuk uygulamanın yanı sıra ateş düşürücü bir ilaç verilebilir. 3 yaşın altında aspirin doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Diğer ateş düşürücü ilaçlardan paracetamol kilo başına doz ayarla­narak verilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-ates.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkyardımda Şok</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-sok.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-sok.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 20:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardımda şoka girme]]></category>
		<category><![CDATA[İlkyardımda Şok]]></category>
		<category><![CDATA[page etiketi]]></category>
		<category><![CDATA[şoka girme]]></category>
		<category><![CDATA[şoka girme nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[Hayati organların kanlanamamasına neden olan do­laşım yetmezliğine şok denir. Ağır kan kaybı, kusma ve ishaller, ağır kalp hastalıkla­rı, toksin salgılayan mikroplarla oluşan ağır enfeksiyonlar şok nedeni olabilir. En önemli belirtileri tansiyonun çok düşmesi, nabızın zayıf ve hızlı olması, soğuk terlemeler, deride soluklaşma, dalgınlık, halsizlik ve bilinç bulanıklığıdır. Şoktaki bir hastaya ilk yardım olarak düz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_249" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-sok.html/ilkyardimda-sok" rel="attachment wp-att-249"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/İlkyardımda-Şok-150x150.jpg" alt="İlkyardımda Şok" title="İlkyardımda Şok" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-249" /></a><p class="wp-caption-text">İlkyardımda Şok</p></div>Hayati organların kanlanamamasına neden olan do­laşım yetmezliğine şok denir. Ağır kan kaybı, kusma ve ishaller, ağır kalp hastalıkla­rı, toksin salgılayan mikroplarla oluşan ağır enfeksiyonlar şok nedeni olabilir. En önemli belirtileri tansiyonun çok düşmesi, nabızın zayıf ve hızlı olması, soğuk terlemeler, deride soluklaşma, dalgınlık, halsizlik ve bilinç bulanıklığıdır. Şoktaki bir hastaya ilk yardım olarak düz bir yere ya­tırmalı, bacaklarının altına destek konarak alt uzuvlar yük­seltilmeli ve böylece kalp, beyin ve böbrekler gibi hayati organlara daha fazla kan gitmesi sağlanmalıdır. Isı kaybı­nı azaltmak için hastanın üzeri bir örtüyle örtülmelidir.</p>
<p>Bilinç kapalı ise rahat soluk alması için başa pozisyon verilebilir. Ağız içi ve çevresi temiz bir bezle temizlenir. Mümkünse parmakla dil öne çekilir. Kusma tehlikesine karşı başın yan yatırılması en uygunudur. Bilinç kapalı ol­duğu için ağızdan hiçbir şey verilmez. Bilinç açık ise ılık içecekler verilerek hastanın morali yükseltilmeye çalışılır.</p>
<p>Şoktaki hasta derhal en yakın sağlık kurumuna yetişti­rilmelidir. Doktor önce şokun tipini belirledikten sonra ilgili tedaviyi uygular. Hipovolemik şokta kaybedileni yerine koyma, kardiyojenik şokta kalbi güçlendirme, septik şokta ise antimikrobik tedavi ve steroidler kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-sok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suni solunum ve kalp masajı (video)</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/suni-solunum-ve-kalp-masaji.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/suni-solunum-ve-kalp-masaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 20:27:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardımda suni solunum nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[kalp masajı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp masajı nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[suni solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Suni solunum ve kalp masajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[Genellikle önce solunum sonra kalp durur. Suni solu­num ve kalp masajının iyi bilinmesi belki de bir gün bir ya­şam kurtarılmasına vesile olacaktır. Herhangi bir nedenle solunumun durması halinde 4-5 dakika içinde solunum ye­niden başlatılmazsa hastada oksijensizliğe bağlı beyin ölümü meydana gelir. Böyle bir kişinin kalbi bir müddet da­ha çalışıyor olduğu için bu kritik süre geçildiğinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_241" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/suni-solunum-ve-kalp-masaji.html/suni-solunum-ve-kalp-masaji" rel="attachment wp-att-241"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/Suni-solunum-ve-kalp-masajı-150x150.jpg" alt="Suni solunum ve kalp masajı" title="Suni solunum ve kalp masajı" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-241" /></a><p class="wp-caption-text">Suni solunum ve kalp masajı</p></div>Genellikle önce solunum sonra kalp durur. Suni solu­num ve kalp masajının iyi bilinmesi belki de bir gün bir ya­şam kurtarılmasına vesile olacaktır. Herhangi bir nedenle solunumun durması halinde 4-5 dakika içinde solunum ye­niden başlatılmazsa hastada oksijensizliğe bağlı beyin ölümü meydana gelir. Böyle bir kişinin kalbi bir müddet da­ha çalışıyor olduğu için bu kritik süre geçildiğinde yapıla­cak canlandırma işlemleri hiçbir işe yaramaz, hasta öl­mezse bile bitkisel hayata girer.</p>
<p>Bu nedenle solunumu durmuş olan bir kişiye hemen ağızdan ağıza suni solunum yapılması gereklidir. Bunun için ilk işlem üst solunum yollarının açıklığını sağlamaktır. Eğer ağız içinde kan, kusmuk, yabancı cisim gibi şeyler varsa önce bunlar te­mizlenmelidir. Sonra dilin tıkayıcı etkisini önlemek için başa hi-perekstansiyon pozis­yonu verilmelidir. Yani hastanın ensesinden tutularak başı yukarı­ya kaldırılır, alnını ar­kaya doğru iterken çe­nesi öne doğru çekilir. Üst solunum yolu açıl­diktan sonra ağızdan ağıza veya ağızdan buruna veya süt çocuğunda ağızdan ağız ve buruna suni solunum yaptırı­labilir. Ağızdan ağıza solunumda bir elle çene kaldırılır, di­ğer elle burun sıkılır ve bir dakikada küçük çocuklarda 20-25, büyük çocuklarda 15 defa tekrarlanarak hastanın ken­di solunumu yeniden başlayıncaya kadar suni solunuma devam edilir.</p>
<p>Hastaya suni solu­num yaptırılırken ak­ciğerlerin patlamama­sı için göğüs kafesini biraz kaldıracak kadar üflemek yeterlidir. Sonra boşalması için ağzını serbest bırakı­rız. Şayet hastanın dudağında kanama, parçalanma varsa yada siyanür gibi bir zehirlenme söz konusu ise ağızı ka­patıp ağızdan buruna suni solunum yaptırmak gerekir.</p>
<p>Suni solunum yaptırırken her seferinde derin derin so­luk alıp hastaya vermek yanlış bir harekettir. Çünkü balon şişirir gibi derin derin en çok 10 kere bunu yaptıktan son­ra biz de düşüp bayılabiliriz.</p>
<p>Eğer hastanın kalbi de durmuş ise kalp-akciğer can­landırması birlikte yapılmalıdır. Bunun için hasta sert bir zemine yatırılır. Birkaç defa göğüs kafesine yumrukla vu­rulur. Hastanın sol tarafına geçilir. Bir el göğsün ortasında­ki göğüs kemiği üzerinde, kuvvetli olan diğer el ayası onun üzerinde olmak üzere büyük çocuklarda dirsekten kırma­dan vücut ağırlığı da kullanılarak etkili bir masaj yapılmalı­dır. İtme hareketi erişkinde iki el kullanılarak, büyükçe ço­cuklarda bir elin ayası ile bir yaşın altında ise 2 parmakla göğüs kemiğinin ortasına yapılır. 1 yaşın altında 4 parmak sırttan başparmak göğüs kemiği üzerinden de itme yapa­bilir.</p>
<p>Masajın gayesi, arkada omurga önde göğüs ön duva­rı arasında kalbi sıkıştararak, kalbin kanı pompalamasını sağlamaktır. Baskı sayısı 1 yaş altındaki bebekler için bir dakikada 100-120′dir. 1 yaşın üzerinde ise dakikada 80 baskı yapılır. Masaj-solutma oranı 8 yaşına kadar 5′e bir, 8 yaşın üzerinde ise iki kişi mevcutsa 5′e bir, tek kişi var­sa 15′e ikidir. Buna göre yaklaşık olarak 1 yaşın altında 100 itişe 20 nefes, 1 yaşın üzerinde ise 80 itişe 15 nefes karşılık gelir.</p>
<p>Kalp-akciğer canlandırması yapılan hasta doktora ye-tiştirilebilmiş ise doktor tarafından adrenalin, bikarbonat gi­bi ilaçlar da denenir.</p>
<p>Yarım saati geçmiş bir canlandırma işleminden sonra hastanın kendiliğinden solunumu yok, kalbi hala çalışmı­yor ve göz bebekleri genişlemiş ve ışığa cevapsız ise bun­lar beyin ölümünün işaretleridir. Bu durumda canlandırma­ya devam etmenin bir anlamı kalmamıştır.</p>
<p>Deneyimli bir sağlık personelinden suni solunum ve kalp masajı konusunda uygulamalı bilgilerin alınması, ka­zazede birisiyle karşılaşıldığında panik yapmadan son va­zifemizi doğru yapmamızı sağlayacak ve vicdanen bizi rahatlacaktır.</p>
<object width='600' height='450'>
			<param name='movie' value='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'>
			<param name='allowfullscreen' value='true'>
			<param name='allowscriptaccess' value='always'>
			<param name='wmode' value='transparent'>
			<param name='flashvars' value='file=http://www.youtube.com/v/qwp-hcxnSjQ'>
			<embed
			type='application/x-shockwave-flash'
			src='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'
			width='600'
			height='450'
			bgcolor='undefined'
			allowscriptaccess='always'
			allowfullscreen='true'
			wmode='transparent'
			flashvars='file=http://www.youtube.com/v/qwp-hcxnSjQ'
			/>
			</object>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/suni-solunum-ve-kalp-masaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ilkyardımda havale geçirenlere ne yapılmalı</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-havale-gecirenlere-ne-yapilmali.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-havale-gecirenlere-ne-yapilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 20:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[havale]]></category>
		<category><![CDATA[havale de ilk yardım]]></category>
		<category><![CDATA[havale esnasında ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[havale esnasında yapılacak şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[havale geçirme]]></category>
		<category><![CDATA[havale nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardımda havale geçirenlere ne yapılmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[Havale geçiren bir insana nöbet anında yapılması ve yapılmaması gereken bazı basit kurallar vardır.Nöbet geçirmekte olan çocuğa yapılacak şeyler onu olabilecek zararlardan korumayı amaçlar. Öncelikle sakin olunmalı, çocuğun yanından ayrılmamalı, yardım gereki­yorsa bir başkasını bu işle görevlendirmelidir. Çocuğun havale esnasında emniyetli bir yere yatırılması, kendisini yaralamaması için etrafındaki sivri maddelerin uzaklaştırıl­ması gerekir. Hastaya yapılabilecek en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_237" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-havale-gecirenlere-ne-yapilmali.html/ilkyardimda-havale-gecirenlere-ne-yapilmali-2" rel="attachment wp-att-237"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/ilkyardımda-havale-geçirenlere-ne-yapılmalı1-150x150.jpg" alt="ilkyardımda havale geçirenlere ne yapılmalı" title="ilkyardımda havale geçirenlere ne yapılmalı" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-237" /></a><p class="wp-caption-text">ilkyardımda havale geçirenlere ne yapılmalı</p></div>Havale geçiren bir insana nöbet anında yapılması ve yapılmaması gereken bazı basit kurallar vardır.Nöbet geçirmekte olan çocuğa yapılacak şeyler onu</p>
<p>olabilecek zararlardan korumayı amaçlar. Öncelikle sakin olunmalı, çocuğun yanından ayrılmamalı, yardım gereki­yorsa bir başkasını bu işle görevlendirmelidir. Çocuğun havale esnasında emniyetli bir yere yatırılması, kendisini yaralamaması için etrafındaki sivri maddelerin uzaklaştırıl­ması gerekir.</p>
<p>Hastaya yapılabilecek en büyük yardım yan döndü­rüp tükrük ve kusmuğun dışarı akıtılması ve daha ra­hat soluk alıp vermesini sağlamak için başını hafif ya­na çevirmektir.</p>
<p>Elbiseleri gevşetilmeli, varsa gözlükleri çıkartılmalıdır.</p>
<p>Hastanın dilini ısırmasını engellemek için elle veya bir cisimle çeneyi açmaya çalışmamalı, ağzına hiçbir şey ko-yulmamalıdır. Eğer varsa ağızdaki yiyecek maddelerinin çıkartılmasına yardımcı olunmalıdır. Hastanın üzerine ayıl­ması için su dökülmemeli, zorla nefes aldırmaya çalışılma-malıdır.</p>
<p>Çocuğu sarsarak ya da yüzüne vurarak, kolonya gibi bazı maddeler koklatarak uyandırmaya çalışılmamalıdır.</p>
<p>Havale esnasında ilaç vermeye çalışmak doğru değil­dir.</p>
<p>Doktorun önerileri dışında nöbetin geçmesine yönelik bir uygulama yapılmamalıdır. Nöbet sonrası çocuk yorgun ve ne yapacağını bilmez bir halde olduğundan mümkün ol­duğu kadar sakin bir şekilde, güven verici olunmalıdır.</p>
<p>Nöbetler hakkında verilebilecek tüm bilgiler doktorun tanı ve tedavisinde çok işe yarayacağı için dikkatli bir göz­lem yapılmalıdır. Havaleye yol açan nedenlerin bulunup buna göre tedavi düzenlenmesi gerekeceğinden doktora haber verilip tavsiyelerine uyulmalı yada en yakın sağlık kurumuna başvurulmalıdır.</p>
<p>Tehlikeli görünümüne rağmen havale çoğu zaman öl­dürücü değildir. Hastanede havaleye yol açan altta yatan neden bulunarak, bunun tekrarlayıcı olup olmayacağı sap­tanabilir. 6 ay-5 yaş arası küçük çocuklarda görülen ateşli havalelerde ateşin hemen düşürülmesi gerekir. Daha son­ra ateşin nedenini bulmak için hemen doktora başvurul­malıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/ilkyardimda-havale-gecirenlere-ne-yapilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dil Yarası &#8211; Dil Yarası Tedavisi &#8211; Dil Yarası ilacı</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/dil-yarasi-dil-yarasi-tetavisi-dil-yarasi-ilaci.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/dil-yarasi-dil-yarasi-tetavisi-dil-yarasi-ilaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 18:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası Nasıl Geçer]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası Sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yarası Tetavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Dil yarası nasıl geçer, dil yarasının oluşma nedenleri ve dil yarasına iyi gelen bitkiler gibi bilgilere geçmeden önce Dil Yarası çoğunlukla vücut direncini yitirdiği zamanlarda oluşmaktadır. Pek çok dil yarası türü vardır fakat yaygın olarak karşılaşılan dil yarası kendisini dil üzerinde meydana gelen küçük beyazlıklar şeklinde gösterir. Görünüş itibariyle çok ciddi bir durum yokmuş gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_167" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/dil-yarasi-dil-yarasi-tetavisi-dil-yarasi-ilaci.html/a4bd0902d2a5ddfd6b8a4cc30a07481f" rel="attachment wp-att-167"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/a4bd0902d2a5ddfd6b8a4cc30a07481f-150x150.jpg" alt="Dil Yarası - Dil Yarası Tedavisi - Dil Yarası ilacı" title="Dil Yarası - Dil Yarası Tedavisi - Dil Yarası ilacı" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-167" /></a><p class="wp-caption-text">Dil Yarası - Dil Yarası Tedavisi - Dil Yarası ilacı</p></div>Dil yarası nasıl geçer, dil yarasının oluşma nedenleri ve dil yarasına iyi gelen bitkiler gibi bilgilere geçmeden önce Dil Yarası çoğunlukla vücut direncini yitirdiği zamanlarda oluşmaktadır. Pek çok dil yarası türü vardır fakat yaygın olarak karşılaşılan dil yarası kendisini dil üzerinde meydana gelen küçük beyazlıklar şeklinde gösterir. Görünüş itibariyle çok ciddi bir durum yokmuş gibi gözükse de verdiği acı çok sancılı olabilmektedir. Dil yarası mevsimler olarak yaygınlaşan bir hastalıktır. Özellikle sonbahar aylarında grip hastalığının dirençlerinin düşmesine paralel olarak yaygınlaşır.</p>
<p>Dil Yarası Tedavisi<br />
Havuç ve havuç bitkisinin yaprakları dil yarası tedavisinde en çok kullanılan bitkilerden biridir. İkisinden biri bir süre suda kaynatılmasının ardından 8-10 dakika geçmesinin ardından suyu süzülür. Daha sonra bekletilerek soğutulur ve içerek tüketilir.</p>
<p>Dil yarası nedir?<br />
Genellikle soğuk algınlığına paralel olarak görülen, mikrop ve virüsler aracılığı ile oluşan rahatsızlıktır. Kesik, ısırma gibi sebeplerden oluşan dil yaraları için farklı tedavi metodları uygulanmalıdır. Yara ağır değilse eczaneden alınacak olan bir Dil Uyuşturucu Sprey yardımıyla geçiştirilir ve birkaç gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Eğer ağır bir kesikse veya yara enfeksiyon kapmışsa doktora başvurulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/dil-yarasi-dil-yarasi-tetavisi-dil-yarasi-ilaci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçlarda Kepek Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikuzmani.tk/saclarda-kepek-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikuzmani.tk/saclarda-kepek-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 09:14:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Ekim - Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[etiketi]]></category>
		<category><![CDATA[kepek nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[kepek neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[kepeklenme bitkisel çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[kepeklenme doğal çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kepeklenme sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kepeklenme tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Saçlarda Kepek Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[saçlarda kepeklenme çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[saçta kepeğe doğal çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[saçta kepeklenme]]></category>
		<category><![CDATA[saçta kepeklenme çözümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikuzmani.tk/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[DOĞAL KEPEK TEDAVİSİ Doğal kepek tedavisi kişinin küçük yaşam tarzı değişiklikleri ile aşılabilir. Bu değişiklikler, kişinin gıda ve temizlik alışkanlıklarındaki bazı değişiklikleri içermelidir. Ayrıca bazı gıda kalemlerinin yanı sıra alışkanlıkları, yapılacak ve yapılmayacak şeyleri belirlemek kepek sorununun tedavisinde yardımcı olacaktır. Bunlar; * Önemsiz ve yağlı yemeklerin yanı sıra çay, kahve ve diğer içeceklerin aşırı alımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_203" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.saglikuzmani.tk/saclarda-kepek-tedavisi.html/saclarda-kepek-tedavisi-2" rel="attachment wp-att-203"><img src="http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/uploads/2011/11/Saçlarda-Kepek-Tedavisi-150x150.jpg" alt="Saçlarda Kepek Tedavisi" title="Saçlarda Kepek Tedavisi" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-203" /></a><p class="wp-caption-text">Saçlarda Kepek Tedavisi</p></div>DOĞAL KEPEK TEDAVİSİ<br />
Doğal kepek tedavisi kişinin küçük yaşam tarzı değişiklikleri ile aşılabilir. Bu değişiklikler, kişinin gıda ve temizlik alışkanlıklarındaki bazı değişiklikleri içermelidir. Ayrıca bazı gıda kalemlerinin yanı sıra alışkanlıkları, yapılacak ve yapılmayacak şeyleri belirlemek kepek sorununun tedavisinde yardımcı olacaktır. Bunlar;</p>
<p>* Önemsiz ve yağlı yemeklerin yanı sıra çay, kahve ve diğer içeceklerin aşırı alımı engellenmelidir.<br />
* Et, şeker ve çikolata tüketiminden kaçının.<br />
* Sulu meyve tüketiminizi artırın ancak narenciyenin yanı sıra muzdan kaçının.<br />
* Sebze, tahıllar, meyveler ve gün boyunca su içmek çok önemlidir. Ve düzenli beslenme yapılmalıdır.<br />
* Saçınızı ve saç derisini temiz tutun. Bitkisel şampuan kullanın ve yapay kokulara sahip güçlü şampuanlar kullanmaktan kaçının.<br />
* Kepeğin herhangi bir türünün tedavisinin önemli bir adımı da düzgün kan dolaşımını sağlamak için günlük olarak saçın taranmasıdır.<br />
* Saç derisinin yağlı ve kirli olmasını önleyin. Çok fazla yağlı saç kepek sorunu ağırlaştırmaktadır.<br />
* Uygun yağlar yardımı ile saç derinize masaj yapınız.</p>
<p>KEPEK İÇİN BİTKİSEL İLAÇLAR<br />
Kepek tedavisinde yeterli çözüm elde edememişseniz bitkisel ilaçlar denemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p>* Fermente olmuş lor ile kafa ve saç derisine uygulama yapınız. Yaklaşık bir saat kadar tuttuktan sonra uygun şampuan ile yıkayın. Lor sadece çok iyi bir kepek tedavisi değil, aynı zamanda saçı parlak yapan doğal bakım ürünüdür.<br />
* Sıcak su(altı yemek kaşığı) ile sirke (iki yemek kaşığı) karıştırın ve kafa derisi üzerine uygulayın. Uzun saçlarınız varsa, buna göre miktarını artırın. Saçınıza sürüp bir gece boyunca bekletin. Saçınızı bağlayarak ertesi sabah sade su ile yıkayınız. Haftada iki kez 3 ay boyunca devam edin. Evde uygulanabilecek etkili bir kepek tedavi yöntemidir.<br />
* Düzenli olarak zeytinyağı ile kafa derisine masaj yapın. Bu metot sadece kepek tedavisi değil ayrıca meydana gelmesini engeller.<br />
* Üç parça limon suyu ile bir parça sandal ağacı yağı (1.1) karıştırıp kafa derisi üzerine uygulayın.<br />
* Aloe vera yapraklarının jeli de kepek tedavisinde etkili bir çözümdür. Bir gece boyunca kafa derisi üzerinde kalsın ve sabah uygun şampuanla yıkayınız.<br />
* Çemen tohumları da kepek tedavisinde kullanılmaktadır. İki yemek kaşığı çemen tohumunu ıslatın ve hamur haline getirin. Bu hamuru kafa derisine uygulayın.<br />
* Pancarın üst ve kök kısımlarını kaynatın. Bu su ile her gece saç diplerinize parmaklarınızla nazikçe masaj yapın.<br />
* Birkaç damla kireç suyu ile Emblica officinalis(amla) ya da Hint bektaşi üzümü suyunu karıştırın. Her gece yatmadan önce kafa derisine masaj yapın.<br />
* Hindistan cevizi yağının içine ash gourd(kış kavunu) bitkisinin tohum ve kabuklarını koyarak kaynatın. Kepek ilacınız kullanıma hazırdır. Bu karışımı kuru kafa derisini önlemek ve saç derisine masaj yaparak kepekten kurtulabilirsiniz.</p>
<object width='600' height='450'>
			<param name='movie' value='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'>
			<param name='allowfullscreen' value='true'>
			<param name='allowscriptaccess' value='always'>
			<param name='wmode' value='transparent'>
			<param name='flashvars' value='file=http://www.youtube.com/v/onhR3ElvTsM'>
			<embed
			type='application/x-shockwave-flash'
			src='http://www.saglikuzmani.tk/wp-content/plugins/jvideo/yt.swf'
			width='600'
			height='450'
			bgcolor='undefined'
			allowscriptaccess='always'
			allowfullscreen='true'
			wmode='transparent'
			flashvars='file=http://www.youtube.com/v/onhR3ElvTsM'
			/>
			</object>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikuzmani.tk/saclarda-kepek-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

